Ukrayna – Polonya – Almanya – Çekya Bisiklet Turu | 1. Gün İstanbul – Lviv (26-27.08.2018)

İstanbul

Merhabalar, biraz uzun bir yazı olacak sanırım. Güzel bir yerden başlamak istiyorum. Ukrayna-Polonya-Almanya-Çekya turumuza başlamadan yani Lviv uçuşumuzdan iki gün önce Decathlon’dan birşeyler alacaktık. Merve önceden gitti. Bende iş çıkışı Merve’nin yanına giderken metroya bindim. Bindiğim vagonda etrafıma şöyle bir baktığımda bisiklet forması giymiş ellerinde kaskı olan 3-4 kişi gördüm. Birinin üzerinde Ukraine felan yazıyordu. -Merhaba, Ukrayna’dan mı yola çıktınız? Bisikletleriniz nerede? -Merhaba, evet Ukraynalıyız. Aktarma yapıp Gürcistan’a gidiyoruz. Aktarma süremiz uzundu. Biz de bunu değerlendirmek istedik. Bisikletlerimiz uçakta. -Çok zekice. Biz de iki gün sonra Lviv’den bisiklet turuna başlıyoruz. Tur süremiz çok uzun değil. Lviv-Przemsly arasını trenle geçmeyi planlıyoruz. Ancak bisikletlerimizle trene binebilir miyiz bilmiyoruz. Bu konuda bana nasıl yardımcı olabilirsin? -Gerçekten mi? Çok güzel, bisikletinle trene binebilirsin. En son veya en ön vagonu seçmelisin. İki bisiklet için yaklaşık 500 UAH ödersin. Sorun olacağını sanmıyorum. -Ohh bunu duymak çok iyi geldi. Çok teşekkür ederim. Sonra sosyal medya hesaplarımızdan birbirimizi ekledik. Vedalaşıp ayrıldık. Ortalama beş dakikada bir geçen metroda bu metroya denk gelmem ve bir sürü kapı yerine yine bu kapıya denk gelip hem Ukraynalı hem de bisikletçi birine denk gelmem, işte bunlar turumuzun çok güzel geçeceğine bir işaretmiş. Turumuzla ilgili yaptığımız taslak rotamızı da buradan paylaşıyorum. Taslak olmasına rağmen rotamızı çok güzel hazırlamışım, gün gün çok rahat bir şekilde bu rotaya uyarak ilerledik. Yolculuk sırasında rotada ufak tefek rotada değişiklikler oldu. Bu değişiklikleri ilerleyen günlerde paylaşacağız.
ukrayna-polonya-almanya-cekya-taslak-rota
Ukrayna-Polonya-Almanya-Çekya taslak rotamız

Yola Çıkıyoruz

Evet, uzun zamandır hemen hemen her gün konuştuğumuz Ukrayna-Polonya-Almanya-Çekya bisiklet turumuz başlıyor. O kadar konuşmanın, araştırmanın ardından  beklenen günün geldiğini görmek çok şaşırtıcı. Eşyalarımız henüz çantalarımızın içinde değil. Son değerlendirmeleri yapıyoruz eksik veya fazla bişeyler olmasını istemiyoruz. Görünüşe göre herşeyimiz tamam sayılır. Artık eşyaların çantaya yerleştirilme vakti. Eşyalarımız koltuk üzerindeyken gözümüze biraz fazla gibi gelmişlerdi fakat çantalara yerleştirdiğimizde o kadar da fazla değilmiş. Bisikletlerimizi sokağımıza indirip çantaları da yüklediğimizde artık bizim için tur başlamış sayılıyor. Tabi doğal olarak heyecanda artıyor. Uçağımız 00.05’te olmasına rağmen planımız her zaman yaptığımız gibi mümkün olan en erken saatte havalimanında olmak. Aramızda birçok farklı gidiş planı yaptık ama her zaman ağır basan pedallayarak gitmek oldu. Saat 14.30 gibi Fatih’ten yola çıkıp güzel bir boğaz havasıyla Eminönü’nden Kadıköy’e geçiyoruz. Kadıköy’den Pendik Marina’ya kadar sahil yolunu takip ediyoruz. Bayram tatilin son günü ve pazar günü olmasına rağmen yol ve sahil sandığımız kadar kalabalık değil. Birçok kez pedalladığımız yollardan yüklü bisikletlerimizle geçmek çok farklı hissettiriyor. Artık sahilden ayrılıp maps.me uygulamasının bize çizdiği rotayı takip etmeye başlıyoruz. Trafik yoğunluğunun çok fazla olmadığı yollardan bazen küçük tırmanış ve inişlerle birlikte Kurtköy’e kadar gidiyoruz. Havalimanından önce içecek bişeyler almak için durduğumuz marketin önünde uygulamadan rotamızı kontrol ediyorum. Küçük bir yolla büyük yollara hiç girmeden tam havalimanının önüne çıkacağımızı fark ediyorum. Tam o sırada iki genç bisikletli marketin önüne geldi. Hemen selamlaşıp bulunduğumuz yerden en kısa havalimanına nasıl çıkacağımızı soruyorum. Güzel haber haritada fark ettiğim yol açıkmış. Bisikletli gençler bize havalimanının önüne kadar eşlik ediyor ve vedalaşıp ayrılıyoruz. Bu kestirme yol sayesinde hızlı akan ve büyük araçların bulunduğu İstanbul trafiğinde yaklaşık bir saat kadar pedallamaktan kurtulduk.Yani bizim deyimimizle by-pass yaptık 🙂 Yaklaşık 40 km sürüşün ardından artık burada olmak heyecanımızı bir kat daha arttırıyor.
Sabiha-gokcen-havalimani
Sabiha Gökçen Havalimanı’na vardığımızdaki mutluluk 🙂
Bisikletlerimizle yurtdışı giden yolcu kısmından giriş yapıyoruz. Bizi gören güvenlik görevlileri biraz yüzleri asık bir şekilde bisikletlerin x-ray cihazından geçmeyeceğini söylüyor. Kendi aralarında konuşup karar verdikten sonra bisikletlerimizi bodrum katta bulunan büyük x-ray cihazına güvelik görevlisi eşliğinde götürüyoruz. O büyük x-ray cihazının başında bulunan görevli de aynı şekilde nazlanarak bisikletlerimizi cihazdan geçiriyor. Güvenlik kontrol işlemleri de bittiğine göre artık bisikletlerimizi kutulama aşamasına geçebiliriz. Geçtiğimiz yıl Tuna Nehri Bisiklet Turu için biletlerimizi Türk Hava Yolları’ndan almıştık ve Atatürk Havalimanından uçmuştuk. Sanki orada havalimanı giriş işlemleri daha kolay geçmişti. Neyse Pegasus kontuarını bulup bisikletlerimizle ilgili nasıl işlem yapacağımızı sorduk. Görevli öncelikle bisikletlerimizi paketlememizi sonrasında tüm işlemlerin kontuardan yapılacağını söyledi. Kendimize bisikletlerimizi teslim edeceğimiz yere çok uzak olmayan ve rahatla bisiklet paketleme işlemini yapabileceğimiz bir yer seçiyoruz. Artık bu işte tecrübeli sayılırız. En kolay paketlenen benim bisikletim olduğu için öncelikle ondan başlıyoruz. Lastikleri indir, pedalları sök, ön lastiği çıkar. Balonlu naylon ile sar ve kutuya yerleştir. İşte bu kadar basit. Tabi burada kutularımızın Decathlon’dan olmasının büyük etkisi var. Çünkü Decathlon’un bisiklet kutuları gerçekten çok büyük ve bisikletiniz çok rahat içine sığabiliyor.  Şimdi sıra Merve’nin bisikletinde. Lastikleri indir, pedalları sök, ön göbekte dinamo bulunduğu için alyanla tekerleği sök, çamurluklardan dolayı gidon yüksek kaldı gidonu sök, tekrar dene ve işte oldu. Hemen Merve’nin bisikletini de balonlu naylonla sarıyoruz. Bisiklet kutularımızın içerisinde kasklarımızı, termoslarımızı ve çadırımızı da koyup kutuları güzelce bantlıyoruz. Maalesef ki aldığımız bant çok kaliteli değilmiş. Bu yüzden kutularımızın açılıp zarar görmemesi için daha fazla bantlıyoruz. Çantalarımızın plastik kancalarına zarar gelmemesi için onları da balonlu naylonla sağlama aldıktan sonra uçuş için hazırız. Çantalarımızı ve bisikletlerimizi teslim edip uçuş kartımızı alıyoruz. THY ile uçtuğumuzda bisiklet için satış ofisinden ödeme yapmak gerekiyordu. Pegasus ise bu işi kontuarda hallediyor. Bu şekilde çok daha basit bisiklet başı 45$ toplamda 90$ o günün kuruyla 546 TL olarak ödeme yaptık. Daha uçuşumuza yaklaşık 3 saat var. Şimdi yolda yaktığımız kalorileri alma zamanı 🙂 Bulduğumuz en sakin yerde yiyeceklerimizi afiyetle mideye indiriyoruz. Pul alıp son güvenlik noktası ve pasaport kontrol noktasından geçip kapımızın bulunduğu alanda beklemeye başlıyoruz.

Lviv

lviv-ucak-pegasus
Uçağımıza bindik
Uçağa biniş yaparken altımızda şort üzerimizde tişört gayet rahat bir şekilde gidiyorduk. Hemen hemen herkeste uzun kollu ya da üzerine alabileceği uzun kollu bişeyler olduğu gördük. O zaman anlamalıydık 🙁 Uçak pek soğuk değildi. Ama Lviv Havalimanına 02.00 sıralarında indiğimizde asıl soğuğu orada hissettik. Gece 13 dereceydi. İndiğimizde o gördüğümüz insanlar bile üşüyordu. Biz donmuştuk. Hemen pasaport kontrol kontasında sıraya girdik. Merve’nin işlemi kolayca bitti. Fakat benim pasaportuma bakıyor, başka bi yere gidip farklı bir ışıkla bakıyor, yanındakine soruyor, bana bakıyor. Tabi rezervasyon sorar felan diye herşeyim bu kez yanımda o yüzden rahatım. Neyse sonunda giriş mührümü vurdu ve bende resmen Ukrayna’ya giriş yaptım. Bisikletlerimiz normal bagajların alındığı yerden çantalarımızla birlikte geldi. Hemen çantalarımızdan üzerimize bişeyler aldık.
lviv-havalimani
Lviv Havalimanı
Bisikletlerimizi alıp en uygun yere geçiyoruz. Merve’ye uyku tulumunu çıkarıp bekleme banklarına seriyorum. Birimizin dinlenmesi gerek. O uyurken ben bisikletleri kutudan çıkarıp kurulumlarını yapıyorum. Sonra uyumamak için geziniyor ve şöyle bir etrafa göz atıyorum. Merve başta uyuyamıyor ama bir süre sonra yorgunluğun da etkisiyle birlikte uykuya dalıyor. Bisikletlerin kurulumundan iki saat sonra benimde pilim bitmeye başlıyor ve Merve’yle yer değiştiriyorum. İki saatte ben uyuyorum. Sonra Merve dayanamıyor ve beni uyandırıyor. Yine yer değiştiriyoruz. Uyuyup uyanarak zaman geçiyor ve artık sabah oluyor. Havalimanında hareketlilik başlıyor. 08.30 civarı Merve’yi uyandırıyorum. Yakındaki cafeden termosumuza sıcak su alıp güzelce yanımızdaki yiyeceklerle kahvaltı yapıyoruz.
lviv-merve-uyuyor.
Fotoğraftaki Merve’yi bulun 🙂
lviv-baris-uyuyor
Uyku sırayla değil mi?
Karnımızda doyduğuna göre artık Lviv’de pedallama zamanı. Havalimanından çok kolay bir şekilde şehir merkezine giden yola çıkıyoruz. Bisikletlerimizin arkasındaki bayrakların etkisini daha Lviv’de ilk kilometrelerimizde görüyoruz. Havalimanı çıkışında iki taksici bayrağımızı görünce “Merhaba gardaş” diye bize sesleniyor. Küçük çaplı bir şok atlatsakta biz de onlara merhaba deyip yolumuza devam ediyoruz. Şehir merkezine doğru yaklaştıkça yol kalitesi azalıyor aynı oranda araç sayısı artıyor. Özellikle şehir merkezine sanırım 1-2 km kala yol tamamen eski tip büyük parke taşı ile kaplanmış. Bu şekilde bisiklet sürmek zorlaştığı için bisikletlerimizle yürümeye başladık. Sonra baktık ki bu yol yürüyerek bitecek değil yine atladık bisikletlerimize zor da olsa şehir merkezine vardık.
lviv-bisiklet
Lviv havalimanında bisikletlerimiz hazır.
Aslında ilk isteğimiz bisikletlerimizi bırakıp birkaç saat uyumak ve sonrasında Lviv’de keşif turuna çıkmak. Fakat hotelimiz erken giriş talebimize olumlu cevap vermemesi sebebiyle bunu gerçekleştiremiyoruz. Şehir merkezinde kahve içip uykumuzu dağıtmak istiyoruz.
lviv-meydan
Lviv
lviv-meydan
Lviv
Kahvenin ardından bisikletlerimizin yanına biri geldi ve bize İngilizce soru sormaya başladı. -Merhaba nereden geliyorsunuz? -Merhaba Türkiye’den uçakla buraya geldik. Siz nerelisiniz? -Ben Almanım. Burada yaşıyorum. Türkiye’de birkaç kez bulundum. Bayraklar dikkatimi çekti. Bayrağın biri ters takılmış. Onu düzeltmelisin. -Gerçekten mi? Biz ona hiç dikkat etmemiştik. Çok teşekkür ederiz.
lviv-bisiklet-yolu
Lviv’de bisiklet yolu
İşte gece uykusu olmayınca böyle şeyler meydana çıkıyor. Taktığım bayraklardan bir tanesi tersmiş. Neyse ki daha turun başında böyle bir uyarıyla yaptığımız hatayı düzelttik. Madem hotele giriş yapamıyoruz gidelim o zaman şu tren bileti işini halledelim. Tekrar bisikletlerimize binip tren istasyonun yolunu tutuyoruz. Tren istasyonu merkeze çok yakın ayrıca tramvayda tren istasyonunun çok yakınına kadar getiriyor. Merve dışarıda bisikletlerin başında bekledi. Ben içeriye girip bilet konusunda neler yapabilirim diye baktım. İlk anda içerisini anlamak çok zor oldu çünkü sayı verilmiş çok fazla gişe var ve her gişede bekleyen sayısı değişiyor. İnformation olduğunu görünce bi rahatlama geldi. Lviv-Przemsly arasında iki kişi ve iki bisiklet için yarın saat 11.18 trenine bilet almak istediğimi söyledim. Görevlinin ingilizcesi yeterince iyiydi. Güzelce tarif ettikten sonra bana kendi dillerinde bir kağıt yazıp verdi ve iki numaralı gişenin sırasında beklememi söyledi. Sıraya girip kağıdı uzattığımda görevli sadece iki bisiklet mi dedi. Evet dedim bileti kesti. Günlerce konuştuğumuz bisikletle trene nasıl bilet alacağız, acaba binebilir miyiz, nasıl olacak gibi konular 15 dakika içerisinde çözüldü. Lviv-Pzemsly arasında iki kişi ve iki bisiklet için 457,94 UAH ödeme yaptık.
lviv-tren-istasyonu
Lviv tren istasyonu
Artık yarın için tren biletimizi de aldığımıza göre bugün rahatla Lviv’i keşfedebiliriz. Şehir merkezinde zaman geçirmemiz, tren istasyonuna gidip gelmemiz derken artık hotelimize giriş yapacağımız saatte gelmişti. Tren istasyonundan ayrılıp hotele doğru yola çıktık. Hotelimiz iki katlı bir evden odalara bölünüp oluşturulmuş. Sabit bir resepsiyonu bulunmuyor. Geleceğimiz saati bildirdikten sonra oraya geçiş yaptık. Hotelimizin en büyük avantajı merkeze yakın olmasının yanında bisikletlerimizi odamıza koyabilmemiz. Zemin katta bulunan odamıza hiç zorluk çekmeden bisikletlerimizi yerleştiriyoruz. Odamızda küçük bir mutfak (içerisinde birçok mutfak malzemesi mevcut) ve buzdolabı bulunuyor. Bisikletlerimizi koymak içinde oldukça geniş. Apartments Knyazhy Lviv  isimli hotele bir gece, iki kişi ve bir oda için 680 UAH ödeme yaptık.
lviv-opera-binasi
Lviv Opera Binası
Yolculuk bizi çok yordu. En azından bir iki saat uykuya ihtiyacım var. Odaya biraz yerleştikten sonra ben uykuya daldım. Bir saatten biraz daha fazla uykunun ardından kendimi daha iyi hissediyordum. Şimdi gelmeden önce okuduğumuz yerleri ziyaret edebilir, şehri keşfe çıkabiliriz. Hepsinden önce kamp ocağımız için gaz almalıyız.
lviv-opera-binasi
Lviv Opera Binası
Öncelikle döviz bürosundan para bozduruyoruz. Opera binasını boşta olsa bir görmek istiyoruz. Günlerden pazartesi olduğunu unutup binanın önüne gittiğimizde kapalı olduğunu görüyoruz. Hemen yakınlarında bulunan outdoor mağazasından kamp ocağımız için gaz alıyoruz.  Sonra okuduğumuz blog sayfalarından aldığımız notlara göre önce şöyle bir etrafa bakarak merkezde dolaşıyoruz sonra yemek yemek için The First Lviv Grill Restaurant of Meat and Justice isimli yere gidiyoruz. Ordan sonra yürüyerek Lychakiv Mezarlığına gidiyoruz. Burada çok ilginç mezar taşları olduğu okumuştuk. Daha önce hiç bu tarz bir mezarlık görmemiştik.
lychakiv-mezarligi
Lychakiv Mezarlığı
lychakiv-mezarligi
Lychakiv Mezarlığı
Lviv küçük olmasına rağmen güzel bir şehir. Sıcak havalarda daha da güzel olcağına eminim. Mezarlık dönüşünde Coffee Manufacture isimli kahveciye gidiyoruz. İçeride ilk dikkatimizi çeken şey kahvenin hazırlandığı yerdeki kahve öğütücünün üzerinde HASGARANTİ yazıyor olması. Okuduklarımıza ve gördüklerimize göre Lviv tam bir konsept cafe ve restoran şehri. Son olarak Beer Theatre isimli mekanla geceyi kapatıyoruz. Bu kadar yolculuk ve gezmenin üzerine dinlenmeye ihtiyacımız var.
coffee-manufacture
Coffee Manufacture
coffee-manufacture
Coffee Manufacture Madeni
Yediğimiz, içtiğimiz yerlerin çok fazla detayına girmiyoruz. Bunlarla ilgili internette birçok kaynak mevcut. Biz daha çok yolcuğumuzu ve yolda olmayı yaşadıklarımızı anlatmaya gayret göstereceğiz. Umarım bu yılda yazılarımızla birilerinin yola düşmesine sebep olabiliriz. Okuduğunuz için teşekkürler. Takipte kalın. 🙂 Yaşadıklarımızla ilgili hazırladığımız videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.
https://youtu.be/UArQwfUDul0
Günlük yol bilgileri: İstanbul(Fatih)-Sabiha Gökçen Havalimanı 40 KM Lviv Havalimanı ve Lviv içerisinde 14 KM

Yorumları Göster

Henüz Yorum Yok

Bir Yorum Yazın